Türkiye Yardımsever Sigorta Acenteleri Platformu Sigorta Acenteleri İl Delegeliği seçimlerini Boykot Etme Kararı Aldı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile mülga Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından ortaklaşa belirlenerek 06.04.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olan “Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi ile Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Seçimlerine Dair Usul ve Esaslar” uyarınca, Sigorta Acenteleri İl Delegeliği seçimi 7 Temmuz 2023 Cuma günü, İl Ticaret / Ticaret ve Sanayi Odalarında, 09:30 - 16:30 saatleri arasında gerçekleştirilecektir.

SAİK NEDİR ?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca,  ( 2007 yılında ) sigorta acentelerinin meslek örgütü olarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde Sigorta Acenteleri İcra Komitesi oluşturulmuştur.

Ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası mensubu sigorta acenteleri arasından seçilen ve 40 üyeden oluşan Sigorta Acenteleri Sektör Meclisinin üyeleri, dört yıl süre ile görev yapmak üzere dokuz kişiden oluşan Sigorta Acenteleri İcra Komitesinde görev almak üzere yedi asıl ve yedi yedek üye seçmektedir.

Sigorta Acenteleri faaliyetlerini denetler düzenler diyebiliriz. 

Türkiye Yardımsever  Sigorta Acenteleri Platformu  Üyeleri yarın yapılacak olan İl delegeliği seçimlerinde sandığa gitmeyerek, seçimleri protesto kararı aldı, Platform Üyeleri bu kararı almalarındaki en büyük etken;

* SAİK’in yetkilerine bakacak olursanız tamamen acentelerin üzerine bir yaptırımdan ötede hiçbir şey yok. 

* Aidatlarımız toplanır, bütün bu paralar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne aktarılır bizim tarafımızdan. Fakat bu paraya acenteler el süremez. Rivayettir ki orada da baya bir paramız var. Ama bu paradan bir kuruş bugüne kadar faydalanmışlığımız da yok. Böyle olunca biz orada devlet erkânıyla bir tane görüşme dahi yapma durumunda olsak mutlak suretle ita amirimize danışmak zorunda kalıyoruz. İta Amirimiz kim? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve dolayısıyla başkanı. Böyle bir durum oluşunca da çıkartılacak tüm kanun, mevzuat ve yasalarla ilgili olmak üzere sigorta acenteleri oyunun dışında, sektörün dışında tutuluyor. Dolayısıyla SAİK yapılanması bizi ifade eden bir yapılanma değildir.

* Meslek komitelerinden süzülüp gelen Ticaret Odası Meslek Komitesi kıvamında kalan meclis sektörü gibi bir pozisyondayız biz. Nerede? Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği içinde. Bu böyle devam ettiği sürece de bizim burada rekabet alanının içerisinde girmemiz mümkün olmuyor.

* Dağıtım kanallarının üçünün de mevzuatları birbirinden ayrıdır. Bunlar ile ilgili olmak üzere de son derece adaletsiz bir rekabet ortamının içinde oluyoruz.

* Saik ve Sektör Meclisine seçilen Beyefendiler  kendi gelecek ve ikbalerini  düşünmekten acentelerin sorunlarıyla ilgilenmemektedirler.

* SAİK’in on yedi bin acenteden toplanmış paranın kullanılması için yetkisi var mı? Nerede bu para? Rivayete göre on sekiz milyon TL paramız var. Sigortacılık Haftasında da hiçbir faaliyet yok. 

* SAİK neredeyse bir devlet yapısının içerisinde fakat kendisine çaresi yok.

diyerek Platform Üyeleri yarınki seçimi protesto ederek seçime gitmeyeceklerini söylediler.

Bağımsız Odamızın kurulması demek yarı kamu olma özelliklerine sahip oluyoruz demektir

Ayrıca Platform Üyeleri ''Bizim Bağımsız bir odamızın olması lazım,  Devletin üzerinde tuttuğu bazı görevleri tamamen odaya devredecek. Nedir? Yeni kurulacak acentenin kuruluş süreci, önce yeni kurulacak bir acente gelip odaya dosyasını teslim edecek. Birinci başlangıcı bu. İki biz bir akademi kurmuş olacağız. Bütün acentelerimizin akademiden ücretsiz şekilde faydalanmasını sağlayacağız. Ücretsiz kitap ve benzeri akademiye yönelik yazılı kaynağın basımını yapıyor olmamız gerekli. Üç bizim kendi aramızda bir medyamız yok. Türk sigorta sektörü medyası nerden para kazanıp da ayakta duruyor? Sigorta şirketlerinden sponsorluk alarak. Tamamen sigorta şirketlerinin sponsorluğunda yürüyen bir medyada biz sıkıntılarımızı dertlerimizi anlatabilir miyiz? Akademinin içinden bu yapının gelmesi gerekli. Hukuk danışmanlığı sistemi kurmamız lazım. Bir acenteye haksız yere fesih açan bir sigorta şirketine acente bir şey yapamaz. Ama odaya gelip durumunu anlatırsa oda kendi hukukçuları vasıtasıyla ücretsiz bir hukuksal danışmanlık hizmeti verir. Yapacağı ilk işlerden biri her şeyden önce oda dediğiniz bu noktada kurulursa 44 maddelik sigorta acentelik sözleşmesinin bir tane maddesi acente lehine değildir. Tamamı sigorta şirketi lehine. Bütün bu sigorta sözleşmelerinin TAMAMININ feshini isteyeceğiz. TOBB’da bulunan para odanın olmak zorunda. Oda kendi içerisinde yaşlı olan, emekliliği gelen veya kaza nedeniyle çalışamaz duruma gelmiş, birtakım sıkıntıları olan meslek birliği içerisinde olan kişilerin mağduriyetlerini karşılayacak. Kamuda sigortalanma bilinci ile ilgili çalışmaları yapacak.

Bir hukuk yapılandırması, iki maliye ile alakalı bir yapılanma ve akademi ile ilgili bir yapılanma oluşturmalıyız. Biz acenteler kendi istatistiklerimizi göremiyoruz. Sigorta şirketlerinin ürettiği rakamlardan alıp fikir sahibi oluyoruz. Kendi istatistik birimlerimizin olması lazım.

Bizim kendimizi bilip ifade edeceğimiz STK olması lazım.
Biz Sigorta Şirketleri Birliği ile aynı masada eşit koşullarda oturup derdimizi birlikte konuşabileceğiz. Brokerler ile oturup bir derdimiz var ise konuşabileceğiz. Ama şimdi oturup konuşamıyoruz.
İlk olarak yapacaklarımız acente sözleşmesi ele alınacak, çıkartılacak kanun ve mevzuatlar ile ilgili bir çalışma komitesi kurulacak, akademisyenlerden oluşan mutlak bir danışmanlar kurulu oluşturulacak ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde olacağımız yapılanma kurulacak. Diğer meslek odaları ile odamızın yapacağı işler var. Yani oda olduktan sonra yapacağımız o kadar iş var ki. Başkanlık ise İki dönemden fazla olsun istemiyoruz diyerek sözlerine son verdiler''.